26.04.2008, 01:41 PM
47. bölümm
Aslı gözyaşlarına hakim olamıyor ne konuşabiliyor nede yerinden kımıldamıyordu. Öylece denizin ekranda ki donuk resmine ona son kez bakışına bakıyordu en sonunda aşk dolu şu kelimeler döküldü dudaklarından
Aslı : hoşça kal aşkım elveda
Bir süre hıçkıra hıçkıra ağladı gözyaşları sel olup aktı sevdiğinin ardından ölümsüz aşkının ardından.... sonra izin isteyip eve gitti odasına kapattı kendini su ise hala minenin yanındaydı mineyi teselli etmeye çalışıyordu.
Mine: benim yüzümden su benim yüzümden onuda kaybettim
Su: mine yapma böyle senin yüzünden değil senin bi şuçun yok
Mine: bu söylediklerine sende inanmıyosun
Su: elbette inanıyorum senin tek suçun denizi sevmek
Mine : hayır su değil tek şuçum bu değil
Su : mine kendini böyle yıpratma
Mine : ben yaptım su onu böyle çaresiz ben bıraktım aslıyla bağları kopsun istedim benle olmazsa onlada olmasın istedim bencil davrandım şimdi onu tamamen kaybettim belki bana aşık olmazdı ama burada olurdu bana yakın olurdu
Su : neler diyosun sen mine hiç anlamıyorum
Mine : o gün aslının umutla buluşacağı gün ben denize söyledim kim bilir neler hissetmiştir aslı onun hayatıymış ben çok kıskandım su aslını yerinde olmak istedim yaaa hep benim yüzümden ben sebep oldum o hiçbir zaman benim olmayacakmış ben bunu anlayamadım
Su : seni anlayabiliyorum mine inan bana seni anlıyorum ama bu neyi değiştirir bilmiyorum deniz gitti ve belki hiç gelmiycek bunu kabullenmelisin artık hayatına bi şekilde yön vermelisin hayat sadece aşk değil lütfen yeter ağlama artık
Mine : yalnız kalmak istiyorum su git lütfen
Su : nasıl istersen
Su merdivenden inerken oda ağlıyordu artık deniz ne güzel şeyler yazmıştı ona senden bizden birsin demişti ama niye gitmişti sanki ardında gözü yaşlı insanlar bırakmıştı
“acaba aslı öğrenmişmidir? Öğrendiyse ne haldedir?” dedi içinden ve derin bi of çekti
Odaya girdiğinde aslıyı denizin resmine bakıp ağlıyorken buldu gitti yanına oturdu
Su : iyimisin aslı
Aslı : gitti……. gitti su… deniz gitti
Deyip suya sarıldı hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
Su ise hiç bişey söyleyemiyor susuyordu böyle bir zamanda ne söylenir ne yapılır hiç bilmiyordu . ne yaparsa yapsın aslıyı susturamazdı sadece bunu biliyordu denizi nasıl sevdiğini ona ne kadar bağlı olduğunu onsuz çok zor olcağını su çok ii biliyordu unutur dedi içinden ama bu söylediğine kendiside inanamıyordu….
Bir süre sonra aslı uyuyakaldı sunun aklına ise efe yi aramak geldi
Su : efe aslı çok kötü yarın buraya gelsen çok ii olur
Efe : çok mu kötü ben yarın ilk iş oraya geliyorum
Su : sen nasılsın peki
Efe : iyiyim desem inanacakmısın
Su : aslına bakarsan bende hiç ii değilim mine de çok kötü durumda
Efe : yapacak bişey yok su zaman sadece zaman her şeyin ilacı zaman
Su : neden böyle oldu efe
Efe : bilmiyorum su kafam çok karışık ben yarın gelirim görüşürüz
Su : görüşürüz
Ertesi gün efe ilk iş konağa gelmiştir . aslı odasında elinde denizle çekindikleri resim ağlamaktadır.
Aslı gözyaşlarına hakim olamıyor ne konuşabiliyor nede yerinden kımıldamıyordu. Öylece denizin ekranda ki donuk resmine ona son kez bakışına bakıyordu en sonunda aşk dolu şu kelimeler döküldü dudaklarından
Aslı : hoşça kal aşkım elveda
Bir süre hıçkıra hıçkıra ağladı gözyaşları sel olup aktı sevdiğinin ardından ölümsüz aşkının ardından.... sonra izin isteyip eve gitti odasına kapattı kendini su ise hala minenin yanındaydı mineyi teselli etmeye çalışıyordu.
Mine: benim yüzümden su benim yüzümden onuda kaybettim
Su: mine yapma böyle senin yüzünden değil senin bi şuçun yok
Mine: bu söylediklerine sende inanmıyosun
Su: elbette inanıyorum senin tek suçun denizi sevmek
Mine : hayır su değil tek şuçum bu değil
Su : mine kendini böyle yıpratma
Mine : ben yaptım su onu böyle çaresiz ben bıraktım aslıyla bağları kopsun istedim benle olmazsa onlada olmasın istedim bencil davrandım şimdi onu tamamen kaybettim belki bana aşık olmazdı ama burada olurdu bana yakın olurdu
Su : neler diyosun sen mine hiç anlamıyorum
Mine : o gün aslının umutla buluşacağı gün ben denize söyledim kim bilir neler hissetmiştir aslı onun hayatıymış ben çok kıskandım su aslını yerinde olmak istedim yaaa hep benim yüzümden ben sebep oldum o hiçbir zaman benim olmayacakmış ben bunu anlayamadım
Su : seni anlayabiliyorum mine inan bana seni anlıyorum ama bu neyi değiştirir bilmiyorum deniz gitti ve belki hiç gelmiycek bunu kabullenmelisin artık hayatına bi şekilde yön vermelisin hayat sadece aşk değil lütfen yeter ağlama artık
Mine : yalnız kalmak istiyorum su git lütfen
Su : nasıl istersen
Su merdivenden inerken oda ağlıyordu artık deniz ne güzel şeyler yazmıştı ona senden bizden birsin demişti ama niye gitmişti sanki ardında gözü yaşlı insanlar bırakmıştı
“acaba aslı öğrenmişmidir? Öğrendiyse ne haldedir?” dedi içinden ve derin bi of çekti
Odaya girdiğinde aslıyı denizin resmine bakıp ağlıyorken buldu gitti yanına oturdu
Su : iyimisin aslı
Aslı : gitti……. gitti su… deniz gitti
Deyip suya sarıldı hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
Su ise hiç bişey söyleyemiyor susuyordu böyle bir zamanda ne söylenir ne yapılır hiç bilmiyordu . ne yaparsa yapsın aslıyı susturamazdı sadece bunu biliyordu denizi nasıl sevdiğini ona ne kadar bağlı olduğunu onsuz çok zor olcağını su çok ii biliyordu unutur dedi içinden ama bu söylediğine kendiside inanamıyordu….
Bir süre sonra aslı uyuyakaldı sunun aklına ise efe yi aramak geldi
Su : efe aslı çok kötü yarın buraya gelsen çok ii olur
Efe : çok mu kötü ben yarın ilk iş oraya geliyorum
Su : sen nasılsın peki
Efe : iyiyim desem inanacakmısın
Su : aslına bakarsan bende hiç ii değilim mine de çok kötü durumda
Efe : yapacak bişey yok su zaman sadece zaman her şeyin ilacı zaman
Su : neden böyle oldu efe
Efe : bilmiyorum su kafam çok karışık ben yarın gelirim görüşürüz
Su : görüşürüz
Ertesi gün efe ilk iş konağa gelmiştir . aslı odasında elinde denizle çekindikleri resim ağlamaktadır.