26.07.2008, 05:23 PM
Tenimin yarısıyla soluyorum…Korkuyorum...Ölümden korkmadığımı bilmek korkutuyor beni mesela…Ölümden korkmak istiyorum…işte bu nedenle tenimin diğer yarısıyla da solumak istiyorum…Bu şehrin havası yoruyor tenimi,bu şehre artık yağmur yağsın istiyorum…İki tane kalbim var benim ve ben hala tenimin yarısıyla soluyorum...bir de; kendinden güdümlü, hep doğru hedefi bulup saplanan şizofren paranoyalarım var benim. Tenine dair, üstü örtülmemiş düşlerim var benim; hayasız ve pis,siyaha şapka çıkaran, utançtan kızarmadan kimseye anlatılamayacak, baştan çıkaran, şeytanla pazarlığa tutuşan, yaşa(m)a isyan eden, acıyı taçlandıran,yaraya ve kana batmış ama illa ki ruhumu saran…Tenimin yarısıyla soluyorum…“Bir akşama vakti meydanda şarap içenlere özenip sana gelemediğim kadar seviyorum seni” diye yazacaktım bir şiirimde…Ama şimdi aşkımızın elle tutulur gerçekliğinde “bir akşam meydanda şarap içenlere özenip, terliklerimle sana koşacak kadar seviyorum seni”…Aşk’tan umut…Umut’tan acı…Acı’dan aşk devşiriyorum… Tenimin yarısıyla soluyorum… Kalan yarısıyla sorulmamış soruları, yanıtlanmamış cevapları arıyorum, tenimin yarısıyla isyan ederken, kalan yarısıyla isyanı bastırmaya çalışıyorum..Tenimin yarısıyla soluyorum, kalan yarısıyla; ÇATIŞIYORUMHıçkırıklarım boğazıma düğümleniyor…iki yanım bir oluyor “ben” oluyorum…Hıçkırıklarım seyrek ama daha içten çıkıyor şimdi…Dudağımın kıyısından umutsuz yere yuvarlanıyor ve sakatlanıyor kelimelerim…Tenimin yarısıyla soluyorum…Yarısıyla gezip tozup, yarısıyla yiyip içerek, yarısıyla terleyip, yarısıyla kirleniyorum…Öbür yarısıyla ÇATIŞIYORUM..Artık ciğerlerimle solumak istiyorum…Biliyorum iyi yada kötü değiliz…Söylesene hangisi daha AŞK…Oysa oyalıyorum dünyayı...Oysa oyalıyor dünya beni...Biliyorum ütopyalar gerçek olmaz..Ve biliyorum başka bir dünya mümkün değil..Yine de kandırıyorum işte kendimi.. Neyse..Her şeyin içinde sana sığınıyorum...
...