29.11.2007, 11:48 PM
Artık bu şehir daha da zor geliyor bana. Sen nereden bileceksin, görmedin ki yokluğunda.. Önceleri tanıdık, yakın gelen her şey şimdi öylesine uzak, bir o kadar da yabancı..
Ne çok sevmiştim seni.. Bu şehri sevdiğim kadar, mavileri sevdiğim kadar.. Artık ne bu şehri seviyorum, ne de mavileri. Sen gidince onların güzel olan yanları da geldiler sanki ardın sıra.. Ben gelemedim..
Senin şehrinde denizler yok.. Oysa mavinin kokusu en çok sana yakışırdı..
Son cümlelerini yazmaya hala korkuyorum bu hikayenin. Bu yüzden hep eksik, hep yarım kalıyor bir yanım gibi. Tamamlanamıyorum... Hiç bir şey de yerli yerinde değil zaten. her şey karmakarışık, darmadağın. Bu karmaşanın içinde gözlerimi kapatıp yürüyorum sadece. Nereye gittiğimi bilmeden, nereye varacağımı düşünmeden. Yaşamaksa bu eğer, yaşıyorum..
Gelip geçici heveslere sarılıp, mutluluk sanıyorum onları. Oysa ki değiller.
Yalnızlığa her takılıp kaldığımda sessiz bakışlarımı sen dolduruyorsun yine...
Sana dair kurduğum cümlelerimde, düşüncelerimde keşkelere yer olmadı hiç. Yine olsan, yine yaşardım seni doyasıya. Sonunun acı, özlem, gözyaşı olduğunu, gideceğini, biteceğimizi bilsem de.. Gidişinle ardında böyle küskün, böyle yarım bir ben bırakacağını bilsem de..
İmkanı olsa da zaman geriye dönse şimdi, önceden olduğu gibi "Gitme.." demezdim yine sana. Ardından bakıp bürünürdüm susmalarıma. Anılarla kalıp gülümserdim şimdi olduğu gibi..
Sen gittin ama, bu şehrin her köşesi sen kokuyor yokluğunda da...
Tuhaf buluyorlar bu kaçak halimi
Seninle doldurdum yasak ihlalimi
Seninle kapattım aşk defterlerimi
Düşman değilim ama çöktüm erkenden
Herşeyden herkesten kaçtım sen gittikten sonra. Belki de sen benim son ihtimalimdin, ben bilemedim. Geçip gitmiştin bizden, hızla ve hırsla. Tıpkı geldiğin gibi...
Ben öylece durup kaldım sadece. Bir anda olmuştu her şey. Durmaktan, susmaktan başka da bir şey gelmiyordu elimden. Kayıp gittin ellerimin arasından adeta, haberim bile olmadı.. Zamanla farkettim yokluğunu, tozuna bulandım gitgide zamanın.. Bilmek te istemedim gittiğini hiç.
Son sözleri söylemişti hayat bizim sevdamız adına, kapatmıştı perdeyi. Ne senin gücün yeterdi yeniden açmaya, ne de benim. Hayata inat direndik bu hikayenin sonunu yazmamaya. Yarım kaldı...
Kim kazanmıştı, kim kaybetmişti, onu bile bilemedik. Ne sana kırılabildim, ne de kendime. Yokluğuna,sensizliğe düşman oldum ben sadece...
Bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm
Kim bilir ne bekliyor kalır mıyım ölür müyüm
Ne malum dünya gözüyle
Bir daha görür müyüm
Gözüm kapalı yürüdüğüm yollarda, açıp gözümü durduğum yerler senden artan sevmelerle dolu.
Kimbilir, belki bir gün bir yerde çıkarsın karşıma. Ne belli belki o gün masmavi bir güne uyanır dünyam. Tüm karanlıklarımdan kurtulup ışığıma kavuşurum..
İmkansız hayallerden başka tutunacak bir şeyim kalmadı ki...
Dedim ya; bu hikayeye bir son bulamadım ben. Hiç bir sonu yakıştıramadım sevdamıza...
Ama sen bilme. Bilirsen çıkar gelirsin belki gittiğin uzaklardan...
Sakın gelme.. Çünkü bıraktığın gibi bir ben kalmadı bende..
Ne çok sevmiştim seni.. Bu şehri sevdiğim kadar, mavileri sevdiğim kadar.. Artık ne bu şehri seviyorum, ne de mavileri. Sen gidince onların güzel olan yanları da geldiler sanki ardın sıra.. Ben gelemedim..
Senin şehrinde denizler yok.. Oysa mavinin kokusu en çok sana yakışırdı..
Son cümlelerini yazmaya hala korkuyorum bu hikayenin. Bu yüzden hep eksik, hep yarım kalıyor bir yanım gibi. Tamamlanamıyorum... Hiç bir şey de yerli yerinde değil zaten. her şey karmakarışık, darmadağın. Bu karmaşanın içinde gözlerimi kapatıp yürüyorum sadece. Nereye gittiğimi bilmeden, nereye varacağımı düşünmeden. Yaşamaksa bu eğer, yaşıyorum..
Gelip geçici heveslere sarılıp, mutluluk sanıyorum onları. Oysa ki değiller.
Yalnızlığa her takılıp kaldığımda sessiz bakışlarımı sen dolduruyorsun yine...
Sana dair kurduğum cümlelerimde, düşüncelerimde keşkelere yer olmadı hiç. Yine olsan, yine yaşardım seni doyasıya. Sonunun acı, özlem, gözyaşı olduğunu, gideceğini, biteceğimizi bilsem de.. Gidişinle ardında böyle küskün, böyle yarım bir ben bırakacağını bilsem de..
İmkanı olsa da zaman geriye dönse şimdi, önceden olduğu gibi "Gitme.." demezdim yine sana. Ardından bakıp bürünürdüm susmalarıma. Anılarla kalıp gülümserdim şimdi olduğu gibi..
Sen gittin ama, bu şehrin her köşesi sen kokuyor yokluğunda da...
Tuhaf buluyorlar bu kaçak halimi
Seninle doldurdum yasak ihlalimi
Seninle kapattım aşk defterlerimi
Düşman değilim ama çöktüm erkenden
Herşeyden herkesten kaçtım sen gittikten sonra. Belki de sen benim son ihtimalimdin, ben bilemedim. Geçip gitmiştin bizden, hızla ve hırsla. Tıpkı geldiğin gibi...
Ben öylece durup kaldım sadece. Bir anda olmuştu her şey. Durmaktan, susmaktan başka da bir şey gelmiyordu elimden. Kayıp gittin ellerimin arasından adeta, haberim bile olmadı.. Zamanla farkettim yokluğunu, tozuna bulandım gitgide zamanın.. Bilmek te istemedim gittiğini hiç.
Son sözleri söylemişti hayat bizim sevdamız adına, kapatmıştı perdeyi. Ne senin gücün yeterdi yeniden açmaya, ne de benim. Hayata inat direndik bu hikayenin sonunu yazmamaya. Yarım kaldı...
Kim kazanmıştı, kim kaybetmişti, onu bile bilemedik. Ne sana kırılabildim, ne de kendime. Yokluğuna,sensizliğe düşman oldum ben sadece...
Bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm
Kim bilir ne bekliyor kalır mıyım ölür müyüm
Ne malum dünya gözüyle
Bir daha görür müyüm
Gözüm kapalı yürüdüğüm yollarda, açıp gözümü durduğum yerler senden artan sevmelerle dolu.
Kimbilir, belki bir gün bir yerde çıkarsın karşıma. Ne belli belki o gün masmavi bir güne uyanır dünyam. Tüm karanlıklarımdan kurtulup ışığıma kavuşurum..
İmkansız hayallerden başka tutunacak bir şeyim kalmadı ki...
Dedim ya; bu hikayeye bir son bulamadım ben. Hiç bir sonu yakıştıramadım sevdamıza...
Ama sen bilme. Bilirsen çıkar gelirsin belki gittiğin uzaklardan...
Sakın gelme.. Çünkü bıraktığın gibi bir ben kalmadı bende..
