30.11.2007, 11:34 PM
Unutmamı isteme benden. Gelişini,gidişini aniden ve yokluğunu. Yağan yağmur bile dokunur oldu sensiz. Yağmurda sallanan yapraklar en çok da. Sen yoksun ya!
Sen yoksun diye böyle bu ev,bu masa. Masamdaki saat durmuş gidişinde,ilerlemiyor artık akrebim yelkovanım. Çok uzaklardan bir iki ses geliyor seni hatırlatan. Camlarım hep buğulu. Boynu bükük kitaplığımın. Kitaplarım bana küs. Kalemlerim yok olmuş. Defterlerim kilitli sen gittin diye. Odamdaki ışık fersiz. Simitçi çocuk bile eskisi gibi bağırmıyor artık.
Şehrin tüm parkları yoksul. Darmadağın sokaklar,sokaklar çıkmaz,caddeler karanlık. Otobüs şoförleri dalgın yolcularına. Boyacı çocuklar ağlıyor,falcılar şaşkın,duraklar boş...
Yoksun diye böle bu hava. Tüm insanlar birbiriyle kavgalı,kediler sevimsiz,kuşlar lal. İşgal altında her zerrem. Yaşadıklarımız hala kor,ertelenenler düğüm düğüm içimde. Yakamozu da farketmiyorum artık dolunayıda. Bir med-cezir istiyorum gelsin gitmesin. Bir rüya da olsa başlasın bitmesin hiç...
Bir an için tanışmadığımızı düşünüp çıldırıyorum olmasanda yanımda. Var olduğunu bilip yokluğuna şükretmek ne acı. Ne kadar aciz yokluğunla yetinmek!
Her şeye rağmen emret yine,emrinedeyim. Bin kırbaç vur az bana. Yağmala beni,at. Bir tacire sat beni,uçurumlardan at. Ama dön artık. Sen yokken yanımda,içimde çöreklenen bir yılan zaman. Sen yokken korunaksız bir limanım ben,sen yokken yetim,sen yokken öksüz,sen yokken kimsesizim ben. Gece var sen yokken,gündüz yok;siyah var,beyaz yok. Sen yokken umut yok,hayat yok,ben yokum. Sen yokken anı var,hüzün var,dün var,bir de yokluğun...Ama sen yoksun!
(alıntı)
Sen yoksun diye böyle bu ev,bu masa. Masamdaki saat durmuş gidişinde,ilerlemiyor artık akrebim yelkovanım. Çok uzaklardan bir iki ses geliyor seni hatırlatan. Camlarım hep buğulu. Boynu bükük kitaplığımın. Kitaplarım bana küs. Kalemlerim yok olmuş. Defterlerim kilitli sen gittin diye. Odamdaki ışık fersiz. Simitçi çocuk bile eskisi gibi bağırmıyor artık.
Şehrin tüm parkları yoksul. Darmadağın sokaklar,sokaklar çıkmaz,caddeler karanlık. Otobüs şoförleri dalgın yolcularına. Boyacı çocuklar ağlıyor,falcılar şaşkın,duraklar boş...
Yoksun diye böle bu hava. Tüm insanlar birbiriyle kavgalı,kediler sevimsiz,kuşlar lal. İşgal altında her zerrem. Yaşadıklarımız hala kor,ertelenenler düğüm düğüm içimde. Yakamozu da farketmiyorum artık dolunayıda. Bir med-cezir istiyorum gelsin gitmesin. Bir rüya da olsa başlasın bitmesin hiç...
Bir an için tanışmadığımızı düşünüp çıldırıyorum olmasanda yanımda. Var olduğunu bilip yokluğuna şükretmek ne acı. Ne kadar aciz yokluğunla yetinmek!
Her şeye rağmen emret yine,emrinedeyim. Bin kırbaç vur az bana. Yağmala beni,at. Bir tacire sat beni,uçurumlardan at. Ama dön artık. Sen yokken yanımda,içimde çöreklenen bir yılan zaman. Sen yokken korunaksız bir limanım ben,sen yokken yetim,sen yokken öksüz,sen yokken kimsesizim ben. Gece var sen yokken,gündüz yok;siyah var,beyaz yok. Sen yokken umut yok,hayat yok,ben yokum. Sen yokken anı var,hüzün var,dün var,bir de yokluğun...Ama sen yoksun!
(alıntı)