Aç bir ordu karıncası sürüsünden kaçmak (gerçekten yıkıcı yırtıcılar olmalarına karşın) yine de mümkün. Peşine düştükleri bazı canlılar “sıradan” taktiklere başvuruyor; örneğin bir sinek uçarak, bir çekirge zıplayarak kaçıyor. Bazıları ise ordu karıncalarına karşı özgün savunma yöntemleri geliştirmiş.
Kaçış yöntemlerinden biri de ordu karıncasının körlüğünden yararlanmaya dayanıyor, ama bu da çelik gibi bir sinir ve büyük sabır gerektiriyor. Milyonlarca avcı karıncayla karşı karşıya kalan bazı böcekler tümüyle hareketsiz kesiliyor. Kıpırdamaları halinde, karıncalar titreşimleri hemen algılıyor ve saldırıya geçiyorlar. Aynı şekilde, kalın kabuklu böcekler de zırhlarına güveniyor, sürüyü savuşturana kadar bekliyorlar.
Bugün yaşayan tüm karıncaların toplam ağırlığının, yaşayan tüm insanların ağırlığından daha fazla olduğunu ya da bir karınca kolonisinin nüfusunun yüz binlerden milyarlara varabildiğini biliyor muydunuz?
Aslanları, kaplanları ve ayıları unutun. Hatta, saldırganlığıyla ünlü türümüzü de bir yana bırakın. İş savaş sanatına gelince, size soğuk terler döktürecek olan, ordu karıncalarıdır. Pala gibi keskin çeneleriyle silahlanmış bu usta savaşçılar, akıl almaz sayılarla bir arada hareket ederek, kendilerinden çok daha büyük avları biçebilir.
YAZARDAN NOTLAR
En iyi
Bir gece saat 10 sularında ordu karıncalarının ilerleyişlerini izlerken, bir asker karınca grubunun bir şeyi kapladığını gördüm. Bu karınca yığınını biraz aralayınca, devasa kraliçelerini koruduklarını anladım. Böylece doğada ender görülen kraliçeyi görüntüleme olanağını buldum.
Ordu karıncaları kalıcı bir yuvada kalmak yerine, her gün yeni bir yuva kuruyor. Üstelik bedenlerini kullanarak... İşe, bir çıkıntı üstünde ayak uçlarıyla birbirlerine bağlanarak başlıyorlar. Diğerlerinin de üstlerine tırmanmasıyla, sonunda tüm koloni 300 ila 700 bin karıncadan oluşan bir yapı oluşturuyor. Bu geçici yuvalara bivak deniliyor.
En kötü
Kraliçenin fotoğrafını çekmemden birkaç dakika sonra, fırtına koptu. Bu sırada kraliçenin askerlerinden birkaç düzinesi olta kancasını andıran alt çeneleriyle yüzüme yapıştı. Yarım saat sonra sırılsıklam halde kulübeme döndüğümde, elime bir ayna aldım ve çakımla asker karıncaları kesip attım. Ardından bir cımbızla çenelerini çıkardım.
En tuhaf
Karıncaları izlemek için eğilip, iyice yakından bakmanız gerekiyor ve bu da ustalık isteyen bir iş; çünkü varlığınızın farkına varmalarını istemezsiniz. Sıcak havayı anında fark ettikleri için, olabildiğince uzun süre nefesimi tutmayı alışkanlık haline getirdim. Daha sonra başımı karıncalardan öteye çeviriyor ve omzumun yukarısında soluyordum. Bir defasında böyle nefes alıp verirken bir arı dosdoğru burun deliğimin içine daldı. Öykünün geri kalanını unutmak istediğim için anlatmasam daha iyi olur.